Brezilya Portekizcesini seviyorum.
- I like Brazilian Portuguese.
O Portekizce konuşur.
- He speaks Portuguese.
Benim tarih öğretmenim eski bir Portekizli.
- My history teacher is an old Portuguese.
Bu, Portekizli değil.
- This is not Portuguese.
Angola bir zamanlar bir Portekiz bölgesiydi.
- Angola was once a Portuguese territory.
O Portekizce konuşur.
- She speaks Portuguese.
Beresford required all materials for coatees, waistcoats and pantaloons to be sent out unmade, as the Portuguese were perfectly capable of making the suits up properly after delivery.