a large auditorium in which lectures are held

listen to the pronunciation of a large auditorium in which lectures are held
İngilizce - Türkçe

a large auditorium in which lectures are held teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

theatre
tiyatro

Tiyatroda kimi gördün? - Who did you see at the theatre?

Tiyatronun önünde buluşalım. - Let's meet in front of the theatre.

theatre
{i} amfi

Tom'un sesi o kadar hafifti ki amfinin arkasında oturanlara zar zor duyulabiliyordu. - Tom's voice was so soft it was barely audible to those sitting at the back of the lecture theatre.

theatre
(Askeri) HAREKAT ALANI: Bak "theatre of operatıons"
theatre
(Askeri) harekat alanı
theatre
sinema

Babam mı? O, kütüphane, sinema ve tiyatroya gider. Çok aktiftir. - My father? He goes to the library, to the cinema, to the theatre. He's very active.

Sinemaya mı yoksa tiyatroya mı gitmeyi tercih ediyorsun? - Do you prefer going to the cinema or to the theatre?

theatre
sahne

Yakında büyük tiyatroda ışıklar söndürülecek ve boş sahne hayaletlere terk edilecek. - Soon, in the great theatre, the lights will be put out, and the empty stage will be left to ghosts.

theatre
olay yeri
theatre
{i} ameliyathane
theatre
{i} sinema [amer.]
theatre
{i} alan
theatre
i., İng., bak. theater
İngilizce - İngilizce
theatre
a large auditorium in which lectures are held

    Heceleme

    a large au·di·to·ri·um in which lectures are held

    Türkçe nasıl söylenir

    ı lärc ôdıtôriım în hwîç lekçırz ır held

    Telaffuz

    /ə ˈlärʤ ˌôdəˈtôrēəm ən ˈhwəʧ ˈlekʧərz ər ˈheld/ /ə ˈlɑːrʤ ˌɔːdəˈtɔːriːəm ɪn ˈhwɪʧ ˈlɛkʧɜrz ɜr ˈhɛld/