a judicial examination of issues between parties to an action

listen to the pronunciation of a judicial examination of issues between parties to an action
İngilizce - Türkçe

a judicial examination of issues between parties to an action teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

trial
duruşma

Tanık duruşmada konuştuğu sırada gergin görünmüyordu. - The witness did not seem nervous when he spoke at the trial.

Yakalandı ve duruşma için tutuldu. - He was captured and held for trial.

trial
yargılama

Polis onu yargılamadı. - The police didn't put him on trial.

Bu bir yargılama değil bir duruşmadır. - This is a hearing, not a trial.

trial
{i} deneme

Deneme yanılma, ilerleme adına çok ehemmiyetlidir. - Trial and error is essential to progress.

Deneme beş gün sürdü. - The trial lasted five days.

trial
{i} test

Tom'un testi ne zamandı? - When was Tom's trial?

trial
{i} dert
trial
imtihan kabilinden olan felaket veya keder
trial
(Ticaret) mahkemede duruşma
trial
{i} sınav
trial
başbelası
trial
{i} sınama
trial
{i} çile
trial
(Tıp) Deneme, tecrübe
trial
{i} örnek
trial
trial and error çeşitli yolları deneme
trial
denenme
trial
(isim) dava, deneme, prova, test, duruşma, yargılama, sınav, sınama, çile, dert, girişim, örnek
trial
duruşma, yargılama, muhakeme
trial
(sıfat) mahkeme, deneme, duruşma
İngilizce - İngilizce
trial
a judicial examination of issues between parties to an action

    Heceleme

    a ju·di·cial ex·a·mi·na·tion of issues be·tween parties to an ac·tion

    Türkçe nasıl söylenir

    ı cudîşıl îgzämıneyşın ıv îşuz bitwin pärtiz tı ın äkşın

    Telaffuz

    /ə ʤo͞oˈdəsʜəl əgˌzaməˈnāsʜən əv ˈəsʜo͞oz bēˈtwēn ˈpärtēz tə ən ˈaksʜən/ /ə ʤuːˈdɪʃəl ɪɡˌzæməˈneɪʃən əv ˈɪʃuːz biːˈtwiːn ˈpɑːrtiːz tə ən ˈækʃən/