a force acting on a body in the direction of its motion

listen to the pronunciation of a force acting on a body in the direction of its motion
İngilizce - Türkçe

a force acting on a body in the direction of its motion teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

effort
{i} gayret

Eğer gayret etmezse, hiç kimse İngilizceye hakim olamaz. - No one can master English if he doesn't make effort.

Her sabah erken kalkmaya gayret edeceğim. - I'll make an effort to get up early every morning.

effort
{i} çaba

Çabalarının başarıyla sonuçlanacağından eminim. - I'm sure your efforts will result in success.

Lojban'ın geliştirilmesinde, dili ilk aşamasından beri tarafsız tutmak için çabalar tutarlı olarak yapılmıştır. - In the development of Lojban, efforts were consistently made since the initial phase to keep the language culturally neutral.

effort
(Askeri) GAYRET, ÇALIŞMA, ÇABA
effort
(Askeri) çalışma

Gece boyu süren sağanak yağış, mahsur kalan feribottaki kazazedeleri kurtarma çalışmalarına sekte vurdu. - Heavy rain throughout the night has hampered efforts to rescue survivors from the stricken ferry.

Bu yaşlı politikacılar neden yeniden seçilmeye çalışmak için bu kadar çok zaman ve emek harcıyorlar? Hayatlarının çok daha uzun sürmesi muhtemel değildir. - Why do these elderly politicians spend so much time and effort trying to get reelected? Their lives are not likely to last much longer.

effort
ceht
effort
teşebbüs
effort
çaba harcama

O, çaba harcamadan ağaca tırmandı. - He climbed up the tree without effort.

Amaçlarımıza ulaşmak için her zaman çaba harcamak zorundayız. - We always have to make efforts to reach our goals.

effort
{i} çabalama
effort
kudret
effort
effortless gayretsiz
effort
{i} girişim

Böyle zor zamanlarda girişimin hiçbir sıradan derecesi şirketi tehlikeden uzak tutmayacaktır. - In difficult times like these, no ordinary degree of effort will get our company out of danger.

effort
{i} deneme
effort
{i} gayret, çaba, efor
effort
kendini sıkma
effort
çaba göstermeyen
effort
{i} eser
İngilizce - İngilizce
effort
a force acting on a body in the direction of its motion

    Heceleme

    a force act·ing on a bo·dy in the di·rec·tion of its mo·tion

    Türkçe nasıl söylenir

    ı fôrs äktîng ôn ı bädi în dhi dayrekşîn ıv îts mōşın

    Telaffuz

    /ə ˈfôrs ˈaktəɴɢ ˈôn ə ˈbädē ən ᴛʜē dīˈreksʜən əv əts ˈmōsʜən/ /ə ˈfɔːrs ˈæktɪŋ ˈɔːn ə ˈbɑːdiː ɪn ðiː daɪˈrɛkʃɪn əv ɪts ˈmoʊʃən/