Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

a drawing breath, prayer, respit, run

listen to the pronunciation of a drawing breath, prayer, respit, run
İngilizce - Türkçe

a drawing breath, prayer, respit, run teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

breathing
{i} bir nefeslik süre
breathing
"h' harfinin sesi
breathing
nefes

Nefes alma zorluğu vardı. - He had trouble breathing.

O zor nefes alıyordu. - She was breathing hard.

breathing
breathing space rahatça nefes alma imkânı
breathing
hafifçe esiş
breathing
dinlenme zaman
breathing
{i} nefes alan
breathing
(Tıp) Teneffüs, solunum, respirasyon
breathing
hasret
breathing
ümit
breathing
teneffüs
breathing
teneffüs etme
breathing
soluk alma
breathing
{f} nefes al

Nefes alma zorluğu vardı. - He had trouble breathing.

Nefes almada zorluk çekiyorum. - I've been having trouble breathing.

breathing
nefes alma

Tom nefes almayı durdurdu. - Tom stopped breathing.

Nefes alma zorluğu vardı. - He had trouble breathing.

breathing
{i} soluk
breathing
{i} soluma
İngilizce - İngilizce
{n} breathing