Tom suggested that Mary should resign from her current job and find another one.
- Tom Mary'nin şu anki işinden istifa etmesi ve yeni bir tane bulması gerektiğini önerdi.
Tom is perfectly satisfied with his current salary.
- Tom şu anki aylığından tamamen memnun.
She is content with his present salary.
- O, şu anki maaşından memnun.
Your present trouble is on my mind all the time.
- Senin şu anki sorunun her zaman aklımda.
At present they are working for a big company in England.
- Onlar şu anda İngiltere'de büyük bir şirket için çalışıyorlar.
The present government has many problems.
- Şu andaki hükümetin çok sayıda problemleri var.
Mt. Asama is now dormant.
- Asama yanardağı şu an hareketsiz.
What I want now is not money, but time.
- Şu anda istediğim para değil, fakat zamandır.
They're having a break at the moment.
- Onlar şu anda bir mola veriyorlar.
Tom isn't here at the moment.
- Tom şu anda burada değil.
At present they are working for a big company in England.
- Onlar şu anda İngiltere'de büyük bir şirket için çalışıyorlar.
At present, consensus has yet to be reached.
- Şu anda, yine de görüş birliğine varılmalı.