She is writing a letter now.
- O şimdi bir mektup yazıyor.
It's quarter to eight now.
- Saat şimdi yedi kırk beş.
We're getting out of here in a moment.
- Hemen şimdi buradan çıkıyoruz.
I want you to leave right now.
- Hemen şimdi ayrılmanı istiyorum.
Please come right now.
- Lütfen hemen şimdi gel.
Yes, but she left just now.
- Evet, ama o hemen şimdi gitti.
Dad just now went out.
- Babam hemen şimdi dışarı çıktı.
For you to come out and say that kind of thing now would just be pouring oil on the fire.
- Şimdi dışarıya gelmen ve o tür bir şey söylemen yangına körükle gitmek olur.
The small house had come to look shabby, though it was just as good as ever underneath.
- Küçük ev, şimdiye kadar tıpkı altındaki kadar iyi olmasına rağmen,eski püskü görünmeye başladı.