Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

şahsen

listen to the pronunciation of şahsen
Türkçe - İngilizce
personally

I don't know Tom personally. - Tom'u şahsen tanımıyorum.

I know Tom personally. - Tom'u şahsen tanırım.

personally; in person; by sight
personally, for my part
(knowing someone) by sight only
in person, personally
in person

You had better go and thank her in person. - Sen en iyisi git ona şahsen teşekkür et.

Tom wanted to thank Mary in person. - Tom Mary'ye şahsen teşekkür etmek istedi.

face to face
in the flesh
by sight

Do you know Tom by sight? - Tom'u şahsen tanıyor musun?

Sami knows everyone by sight. - Sami herkesi şahsen bilir.

life
inpropriapersona
şahsen mahkemeye çağrılmak
(Hukuk) summoned in person
sen şahsen
you personally
Türkçe - Türkçe
(Osmanlı Dönemi) Yalnız uzaktan görerek
(Osmanlı Dönemi) Şahıs olarak, ferd olarak. Şahısça, kendi
Tanışmadan, dış görünüşü ile, uzaktan
Kendi (kendim, kendin ...), bizzat: "İngiltere sefiri, kendi devletinin prensibini burada şahsen de takip ediyor."- E. E. Talu
Kendi (kendim, kendin...), bizzat
şahsen