Did you kiss her? Yes, I kissed her.
- Onu öptün mü? Evet, onu öptüm.
Did he kiss you? No, I kissed him!
- Seni öptü mü? Hayır, ben onu öptüm!
I saw Tom kissing Mary.
- Tom'un Mary'yi öptüğünü gördüm.
As soon as Tom got Mary alone, he started kissing her.
- Tom Mary'yi yalnız bulur bulmaz, onu öpmeye başladı.
She kissed me on the cheek and said goodnight.
- Yanağımdan öptü ve iyi geceler dedi.
She kissed away the boy's tears.
- O, çocuğun gözyaşlarını öperek geçirdi.