Parents have a prior right to choose the kind of education that shall be given to their children.
- Ana baba, çocuklarına verilecek eğitim türünü seçmek hakkını öncelikle haizdirler.
He gathered his children around him.
- O, çocuklarını kendi etrafına topladı.
Not long ago we heard a father say in the presence of his large family, I don't want any of my boys to be lawyers.
- Yakın zamanda bir babanın büyük ailesinin huzurunda, erkek çocuklarımdan hiçbirinin avukat olmasını istemiyorum. dediğini duyduk.
We will divide the large area of family land equally between our children.
- Aile arazisinin geniş alanını çocuklar arasında eşit olarak böleceğiz.
Where did you guys go?
- Siz çocuklar nereye gittiniz?
Tom didn't want Mary to go out with other guys.
- Tom Mary'nin diğer çocuklar ile dışarı çıkmasını istemiyordu.
Do you have any kids?
- Hiç çocukların var mı?
Do you know what your kids are eating?
- Çocuklarınızın ne yediğini biliyor musunuz?