Ben her iki kitabı okumadım.
- I haven't read either book.
Her iki yol da seni istasyona götürecektir.
- Either way will lead you to the station.
İkizlerin hiçbirini tanımıyorum.
- I don't know either twin.
Şapkaların hiçbirinden hoşlanmıyorum.
- I don't like either hat.
Mary güzel değil, fakat çirkin de değil.
- Mary's not pretty, but she isn't ugly, either.
O, sporların düşkünü değildir, ben de değilim.
- He is not fond of sports, and I am not either.
Bu pulların ikisinden birini sana vereceğim.
- I'll give you either of these stamps.
İkisinden biri gitmeli.
- Either of the two must go.
İki kızın her birini tanıyor musun?
- Do you know either of the two girls?
İkisinden biri gitmeli.
- Either of the two must go.
Bardaklardan herhangi birini alabilirsin.
- You may take either of the glasses.
Elmaların herhangi birini al.
- Take either of the apples.
İki kızın her birini tanıyor musun?
- Do you know either of the two girls?